mirc

Kas 30

KOSGEB ile Ostim Sanayici ve İşadamları DerneÄŸi (OSİAD) arasında imzalanan protokolle Ostim’deki iÅŸletmeler Avrupa İşletme Ağı’na dahil oldu. 44 ülkenin birbiriyle online olduÄŸu aÄŸa katılan iÅŸletmeler, teknoloji transferi ve ticari iÅŸbirliÄŸi yapabilecek.
OSİAD’dan yapılan açıklamaya göre, aÄŸa katılan iÅŸletmeler Avrupa BirliÄŸi (AB) üyeleriyle aynı network’ten yararlanırken, küçük ve orta boy iÅŸletmelerin (KOBİ) AB ile ilgili her türlü sorununa cevap verilecek. Network’e 600 kurum baÄŸlıyken, sistemde ticari iÅŸbirliÄŸi ve teknoloji transferi konusunda iki büyük veri tabanı bulunuyor. Firmalar teknik, ticari, alışveriÅŸ konularında iÅŸbirliÄŸi yapabilecek ve aynı zamanda yüksek teknoloji kullanımına geçebilecek.

Sistemde 4000 kişi çalışıyor
OSİAD BaÅŸkanı Adnan Keskin, KOSGEB’le imzaladıkları protokolün, Ostim’deki iÅŸletmelerin Avrupa pazarına açılmasını, daha çok ticari iÅŸbirliÄŸi yapmasını ve teknolojisini geliÅŸtirmesini saÄŸlayacağını belirtti. Keskin, protokolün öncelikle OSİAD üyesi KOBİ’lerin küresel pazarda rekabet gücünü ve yenilikçilik düzeyini artırarak farkındalık yaratmalarına katkıda bulunmak için bilgi, deneyim ve görüş alışveriÅŸinde bulunmak üzere imzalandığını vurguladı. Sistemle ilgili bilgi veren Avrupa İşletmeler Ağı KOBİ Uzmanı UÄŸurtan Sümer de veri tabanına firmaların güçlü yönlerini, bilgilerini, yeni teknolojilerini yüklediÄŸini belirtti. Network sisteminde 4 bin kiÅŸinin çalıştığını, her türlü baÅŸvuruyla ilgili olarak anında iÅŸlem yapıldığını kaydeden Sümer, firmaların güçlü yönlerinin, yeni geliÅŸtirdikleri teknolojilerin, satın almak veya satmak istedikleri hizmet ve ürünlerin sisteme yükleneceÄŸini vurguladı.
Protokol; bilgilendirme, geribildirim, iÅŸletmeler arası iÅŸbirliÄŸi ve uluslararasılaÅŸtırma, yenilik, teknoloji ve bilgi transferi ile KOBİ’lerin Ar-Ge için Topluluk Çerçeve Programı’na katılımını teÅŸvik ediyor. KOSGEB VE OSİAD, sahip oldukları kurumsal bilgi ve deneyimlerini, öncelikle OSİAD üyesi KOBİ’lerin geliÅŸmesini saÄŸlamak için paylaÅŸacaklar. Özellikle kümelenme alanında kazanılacak bilgi ve deneyim daha sonra diÄŸer KOBİ’leri ve kümeleri geliÅŸtirmek amacıyla da kullanılabilecek. OSİAD üyesi KOBİ’lere AB politikaları, programları, fonları, ihaleleri vb konularda bilgi ve destek sunulacak

Kas 30

Türkiye’den eriÅŸimin mahkeme kararıyla yasak olduÄŸu video paylaşım sitesi YouTube, yeni baÅŸlattığı bir uygulamayla, vatandaÅŸların görüntülü haberlerini medya ÅŸirketlerinin kullanımına sunacak. YouTube Direct adı verilen hizmet sayesinde, anlaÅŸmalı medya kuruluÅŸları, YouTube üyesi “vatandaÅŸ muhabirlerin” video klipleri arasından yayımlamak istediklerini seçebilecek. YouTube, bu amaçla NPR, Politico, The Huffington Post ve The San Francisco Chronicle ile anlaÅŸma imzaladı. Site, diÄŸer medya kuruluÅŸlarıyla da benzeri anlaÅŸmalar imzalamayı planlıyor. İnternet sitesinin haber ve politika dairesi baÅŸkanı Steve Grove, “Amacımız medya kuruluÅŸlarıyla YouTube’un vatandaÅŸ muhabirleri arasında baÄŸlantı saÄŸlamak” dedi. Yeni uygulamada, örneÄŸin Politico veya The Chronicle’ın internet sitesine giren kullanıcılar, medya kuruluÅŸunun editörlerinin görmesi için videolarını yükleyecek. Editörler, beÄŸenirlerse videoyu kabul edecek veya reddedecek. Bu yeni hizmetle YouTube’un kendini, medya kuruluÅŸlarının ve diÄŸer habercilerin bir müttefiki olarak sunmaya çalıştığı belirtilirken, YouTube Direct’in böylece, vatandaÅŸ gazeteciliÄŸi videolarının kaynağı olarak sitenin statüsünü de yükseltebileceÄŸi kaydediliyor. YouTube, İran’da geçen yaz yapılan seçimlerden sonraki muhalefetin gösterilerindeki olaydan geçtiÄŸi görüntülerle ilgi çekmiÅŸti. Yeni servisin, halihazırda CNN’deki iReport gibi vatandaÅŸ gazeteciliÄŸi yapan sitelere rakip olması bekleniyor.

Kas 30

Türk Telekom grubu ÅŸirketlerinden Sobee tarafından tasarlanan dünyanın 11′e 11 ilk online futbol oyunu ‘I Can Football’, 34. Compex Uluslararası Bilgisayar ve Türketici ElektroniÄŸi Fuarı’nda düzenlenen bir basın toplantısı ile tanıtıldı. Toplantıya katılan Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany, Sobee ekibinin birikimleri ve Türk Telekom grup ÅŸirketlerinin yarattığı sinerjiyle yalnızca Türkiye deÄŸil dünya oyun endüstrisine de önemli katkılar saÄŸlayacaklarına inandığını belirtti. Paul Doany, “Nasıl ki Vitamin farklı dillere çevrilerek uluslararası arenada yer almaya baÅŸlayan bir ürün haline geldiyse, Sobee ve I Can Football’un da aynı baÅŸarıyı elde etmesini hedefliyoruz” dedi.
Sobee Kurucusu ve Genel Müdürü Mevlüt Dinç ise, “I Can Football” oyununun dünyada bir ilk olduÄŸunu vurgulayarak, internet üzerinden gerçek oyuncularla oynanan baÅŸka futbol oyunun bulunmadığını belirtti. I Can Football’u geliÅŸtirmek için bugüne kadar yaklaşık 750 bin dolar yatırım yaptıklarını belirten Mevlüt Dinç, oyunu Suudi Arabistan, Mısır ve Almanya gibi ülkelerde de satışa sunmak için çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Mevlüt Dinç sözlerine şöyle devam etti: “Oyunumuzda sokak futbolu mantığını internet ortamına taşıdık. Sürekli güncellemeler yapıyoruz ve özelliklerini geliÅŸtiriyoruz. İsteyen herkes oyunumuzu www.icanfootball.com adresinden indirip oynayabilir.”

300 milyon kiÅŸi ‘online’ oynuyor
Dünyada online oyun popülasyonunun 300 milyona ulaÅŸtığı tahmin ediliyor. Sektörün ekonomik büyüklüğü ise 55 milyar dolar civarında. Türkiye’deki online oyun pazarının yaklaşık büyüklüğü ise 45-50 milyon dolara ulaÅŸtı. İnternet üzerinden oynanan oyunlarda fantastik dünyalar, savaÅŸ oyunları ve Facebook gibi sosyal aÄŸlar üzerinden oynan Flash tabanlı versiyonlar yer alıyor

Kas 30

Türkiye biliÅŸim güvenlik pazarının büyük bir potansiyele sahip olduÄŸunu belirten Trend Micro’nun EMEA Kurumsal Çözümler Pazarlama Müdürü Peter Craig, 2010 yılı hedeflerinin yüzde 100 büyüme olduÄŸunu açıkladı.
İçerik güvenliÄŸi yazılımları üreticisi Trend Micro’nun en büyük hedef kitlesinin KOBİ’ler olduÄŸunu anlatan Craig, “Türkiye güvenlik pazarının yüzde 95′ini KOBİ’ler oluÅŸturuyor. Ciromuzun yüzde 40′ını KOBİ’lere yönelik çözümlerden elde ediyoruz. KOBİ’lere önümüzdeki dönemde yeni çözümlerle daha da ağırlık vereceÄŸiz. Önümüzdeki yıldan itibaren KOBİ’lere yönelik güvenlik yazılım paketleri olan Worry-Free’ye Türkçe dil desteÄŸi getireceÄŸiz” açıklamasını yaptı. Paul Craig, Türkiye’deki kurumsal güvenlik yazılımları pazarındaki paylarının yaklaşık yüzde 23 olduÄŸunu söyledi.

En yaygın saldırı türü spam
Türkiye’dekibilgisayar saldırılarının yüzde 97’sinin internetten geldiÄŸini açıklayan Craig, eskiden olduÄŸu gibi dünyadaki bütün bilgisayarları etkileyen saldırılar döneminin geçtiÄŸini belirtti. Craig, “Günümüzde dünyada en çok yaÅŸanan saldırı türü “Truva Atı” (Trojan) tabir edilen zararlı yazılımlarla Malware adı verilen sahte internet adresleri. Bu trojanlar kullanıcıya fark ettirmeden bilgisayara yükleniyor ve ÅŸirket bilgileri ile kiÅŸisel bilgileri çalmak üzere hazırda bekliyor” dedi. Paul Craig, Türkiye’de ise spam yani çöp e-posta göndermenin çok yaygın olduÄŸunu belirterek, bu gönderilerin bir kısmının “zombi” tabir edilen bilgisayarlar üzerinden kullanıcı fark etmeden yollanabildiÄŸini belirtti.

Kas 30

İhracatı GeliÅŸtirme Etüd Merkezi (İGEME) Marmara Bölge Müdür Yardımcısı Zeynep İyiler, “2000-2009 arasında internet kullanıcısı oranı yüzde 362,3 arttı. Her saat başı 25 bin kiÅŸi internet kullanıcısı oluyor” dedi. UludaÄŸ İhracatçı Birlikleri (UİB) tarafından, ihracatçı firmalara, yöneticilere ve öğrencilere, “İhracatta e-ticaret ve e-pazarlama uygulamaları” hakkında eÄŸitim verildi. UİB toplantı salonunda gerçekleÅŸtirilen eÄŸitimde Zeynep İyiler, son rakamlara göre, dünya nüfusunun 6 milyar 768 milyon civarında olduÄŸunu belirterek, internet kullanıcı sayısının ise küresel nüfusun yüzde 24,7’sine tekabül eden 1 milyar 669 milyona ulaÅŸtığını söyledi. İyiler, 2000-2009 yıllarında internet kullanıcısı oranının yüzde 362,3 arttığını ifade ederek, “Her saat başı 25 bin kiÅŸi internet kullanıcısı oluyor. Türkiye bu oranda 14. sırada” diye konuÅŸtu. BaÅŸarılı bir ihracatçı firmanın kendisiyle ilgili tüm tanıtım ve reklam araçlarını etkili ve etkin kullanmasının ÅŸart olduÄŸuna deÄŸinen İyiler, dünyanın her tarafında görülür ve bulunur hale gelmek için e-ticaretin firmalar için olmazsa olmazlar arasında yer alması gerektiÄŸini ifade etti. YaÅŸanan global ekonomik krizden dünyadaki firmaların hızlı bir ÅŸekilde kurtulabilmeleri için yapılan çalışmalarda en büyük pay sahibinin e-ticaret olduÄŸunu vurgulayan İyiler, ÅŸunları kaydetti:
“Global firmalar bütçelerinin yüzde 20’sini online pazarlamaya ayırıyor. Türkiye’de 42 bin ihracat yapan firma var. Yurt içi ve yurt dışı pazarlama açısından Türkiye’deki firmalarda çok büyük potansiyel var yeter ki bunu doÄŸru kullanabilelim. Krizden çıkışın en hızlı yolu e-ticarettir. Dünyada yaÅŸanan deÄŸiÅŸimin karşısında kalamayız.”
İyiler, firmalara nitelikli içerik, sitede rahat dolaşım, bilginin iletilmesi, kolay eriÅŸim ile yükleme ve sürekli güncellenen bir etkili web sitesi kurmalarını tavsiye etti. İlgi uyandıran, dikkati çeken, satın alma arzusu uyandıran, kanıt sunan ve alıcıyı harekete geçirmeye davet eden yaratıcı içerikli bir site kurulması gerektiÄŸine iÅŸaret eden İyiler, “GiriÅŸ çarpıcı olmalı, farklılık sergilenerek isme hitap eden bir siteyle ilgi uyandırılmalıdır. KiÅŸisel, iÅŸ ve firma ihtiyaçlarıyla ilgili çözülmemiÅŸ bir soruna seslenerek dikkat çekilmelidir. İhtiyacın çözümü için firmayı ve ürünü konumlandırılmalı, yararlarına deÄŸinerek satın alma arzusu uyandırmalıdır” dedi.

Kas 30

Her ne kadar biz interneti beleÅŸ zannedersek de “hiç öyle deÄŸil” diyor İrlandalı internet uzmanı meslektaşım -eksik olmasın bazı yazılarını onun izniyle derslerimde de kullanırım- Gerry Mcgovern. “Çünkü müşterinin zamanını harcıyorsun” diye devam ediyor. Yani internetin maliyetinin içine sadece teknolojik altyapı ve abone bedelini deÄŸil internette harcanan zamanın maliyetini de eklemek gerek. Gerçekten de internet sitelerini kuranlar, site dizaynını hazırlayıp geliÅŸtirenler, yönlendirmeye iliÅŸkin teknikleri ekleyenler bu söze kulak vermek zorundalar.
Google niye baÅŸarılı? Çünkü sizin vaktinizi boÅŸa harcamıyor, en kısa zamanda aranan bilgileri ekranlarınıza getiriveriyor da ondan. “Zaten Google’ın bütün yaptığı iÅŸlerde hız, en büyük önceliÄŸe sahip” diye yorumlarına devam ediyor Mcgovern. Google’ın üst yöneticilerinden Matt Cutts’a göre Google ÅŸirketi içinde bir internet sitesinin ne kadar kısa sürede indirilmiÅŸ olmasının da sitenin tıklanma sıralamasında -ranking- kullanılmasını isteyenlerin sayısı epeyce kalabalık. KuÅŸkusuz bu konuda internet baÄŸlantısı saÄŸlayan kuruluÅŸların kullandığı teknoloji de önemli. DSL, kablo veya telefon baÄŸlantılı olup olmadıkları da rol oynar. Ama eÄŸer kullanılan teknoloji hızlı bir teknoloji bile olsa bu durumda da aynı konuyu iyi incelemek gerek.

Google mı Bing mi
Matt Cutts’a göre eÄŸer “sizin hızlı indirilen bir internet siteniz varsa sizin diÄŸerlerinden fazla olarak bir bonus -ikramiye- almanız gerekir. En azından yavaÅŸ indirilen bir siteye göre sizin bir ayrıcalığınız olmalı sıralamada”.
Objektif olarak konuÅŸmak gerekirse Google, Microsoft’un yeni arama motoru Bing’e göre çok daha hızlı, kapsamlı ve kullanım kolaylığına sahip. Microsoft’un aklıevvelleri niye bir arama sayfasını akıllarınca bir markaya dönüştürme çabasına girdiler? Gerçekten insan anlamakta zorluk çekiyor. Bing kelimesi herhalde “Bingo-İş Tamam” anlamına gelen bir deyimi hatırlatıyor olsa gerek. Bence bu kafa klasik eski okul mantığıyla hazırlanmış bir broşüre benziyor. “Ucuz otomobil fiyatları” diye bir soru sorduÄŸunuz zaman Bing’in sayfasının tepesinde Tibet’teki Dalay Lama sarayının resmi çıkıyor. Ne ilgisi var bu resmin sorulan soru ile? Eski klasik kafa pazarlamasında temel fikir müşterilere bir ÅŸeyler yaptırmakla ilgiliydi, internet pazarlaması ise müşterilere istedikleri ÅŸeyi yapmakta yardımcı olmakla ilgili. Yani onların iÅŸini kolaylaÅŸtırmak temel olmalı.
Klasik pazarlama “ürün odaklı (production oriented) pazarlama kavramına daha yakın. Oysa internet pazarlama müşteri odaklı”. İki örnek verelim bu iki kavramı daha iyi açıklamak için. Klasik ürün odaklılık, “Ne yapıyorsam onu satarım” derken müşteri odaklılık “Neyi satabilirsem onu yaparım” der. Burada müşterinin satın alma arzusu, isteÄŸi ön plana çıkmaktadır.

Kurallar deÄŸiÅŸti
Hewlett-Packard (HP) ÅŸirketinin Palo Alto, California’daki laboratuvarında Social Computing Bölümü Åžefi ve Stanford Üniversitesi Uygulamalı Fizik Bölümü Danışman Profesörü Bernardo A. Huberman, “The Laws of the Web: Patterns in the Ecology of Information” (İnternet Ağının Kanunları-BiliÅŸim Ekolojisinde Kalıplar) isimli kitabında internet sitesi sahibi olan, olmak isteyen ve internet sitesi hazırlayanlara insanları daha fazla dolaÅŸtırmak -çok tıklamak- yerine kısa tıklama sayısı ile istenilen sayfaya yöneltmelerini öneriyor. Eski uygulama ise aranan sayfayı buluncaya kadar müşteriyi çok sayfada dolaÅŸtırmayı yeÄŸler. Åžimdi internet kuralları deÄŸiÅŸti. Artık güç ÅŸirkette deÄŸil, müşteride. İnternet akılcı bir sistemdir; orada müşteriler daha iyi kararlar almak, daha iyi ürünü daha ucuza bulmak, sorunları çözmek, baÅŸkaları ile baÄŸlantı kurmak ve fikirlerinin duyulmasını isterler.
İrlandalı internet pazarlama uzmanı Gerry Mcgovern başından geçen bir olayı söyle anlatıyor: Geçenlerde katıldığım bir toplantıda bir marka uzmanı sahnede hoplayıp zıplayıp “İnsanlar irrasyoneldir-mantıksızdır” diye bağırıyor ve ÅŸu fikri ortaya atıyordu. “Onları en kolay etkilemenin yolu internet sitesine bir ses eklemenizdir. İnternet siteniz tıklandığında ılık bir ses ‘İnternet sitemize hoÅŸ geldiniz’ demeli bir jingle ile birlikte. Bu fikre gülmemek elde deÄŸil. Çünkü klasik marka teorisine göre tüm internet sitelerine böyle sesler yükleyelim ve müşteriler mest olup en pahalı ürünleri satın alsınlar.
Hadi canım sen de. Kimi kandırıyorsunuz siz? Müşteri aptal değildir ve böyle ucuz numaralarla kandıramazsınız. Müşterinin vakti de parası da kıymetlidir. Konuyu dağıtmayın. İşi uzatmayın, herkesin işi gücü vardır.

Kas 30

Ekran kartları yıllarca sadece 3B rendering için kullanılırken gün geçtikçe 3B grafiğin yanı sıra GPU’dan (grafik işlemci) faydalanan yeni yazılımlar çıkıyor. Bu bağlamda ekran kartı internet tarayıcısına da giriş yaptı. Gerçi Internet Explorer 9’un ekran kartını kullanabileceği haberi geleli çok oluyor ama Firefox da bundan geri kalmadı. Mozilla Firefox, hem Vista’nın hem de Windows 7’nin kullanabildiği yeni Direct2D arayüzünden faydalanacak.

Böylelikle şimdiye kadar kullanılan GDI/GDI+ yerini, vektörel grafiğe bırakmış oluyor. Geliştiriciler ilk testlerini yapıp popüler web sitelerinde bariz hız avantajları elde edebilmiş. Yapılan açıklamaya göre Facebook, Google ve Twitter, Direct 2D yardımıyla eskisine göre iki misli daha hızlı açılabilecek.

Firefox’taki Direct2D henüz çok erken bir safhada ve son kullanıcı için hazır değil. Bununla beraber Mozilla, Direct2D’li Firefox sürümünü, Internet Explorer 9’dan önce çıkarmayı hedefe yerleştirmiş.

Kas 30

Kullanıcı ismini elinden aldı, kullanıcıya söz hakkı vermedi. İşte ismini savunamayan adamın öyküsü!

Facebook’un sunduÄŸu özel bir isim alma özelliÄŸi pek çok insanın kullanışlı bulduÄŸu bir özellik oldu. Ancak Facebook bu isimlerin bazılarını sorgusuz sualsiz geri aldı.

Savunma sistemleri mühendisi David Lloyd, senelerdir kullandığı mahlas olan “Squaresheep” ismini Facebook’ta alabildiÄŸi için oldukça mutluydu. Özel URL sayesinde aynı adı taşıyan kullanıcılar arasından sıyrılan Lloyd ne yazık ki bu ismi kaybetti.

Senelerden beri Hotmail ve Skype üzerinde kullandığı takma isim, kendisinden alınarak Amerika’da yer alan Squaresheep.com isimli aşçılık sitesine verildi. Bu isim kendisinden alınırken de sebep olarak kullanım ÅŸartlarına uyulmamasını gösterdi. Bir siteye ait olan ismi aldığı belirtilen Lloyd böylece özel ismini kaybetti.

Kas 30

Üst sınıf bilgisayar faresi üreticilerinden Razer, orta boyutlu ve hızlı, ani hareketlere karşı duyarlı ergonomik bir oyun faresi duyurdu. Imperator adlı farenin tasarımı yine bir Razer klasiği. Neon lambası gibi parlayan ışıkları ve tamamen siyah renkli gövdesi onun bir Razer olduğunu hemen ele veriyor.
mperator diğer akrabalarından sol tarafındaki hareketli düğmelerle ayrılıyor. Bu düğmeler biraz aşağı veya yukarı hareket ettirilebiliyor ve böylece başparmağınızın boyu ne olursa olsun bu düğmelere rahatlıkla tıklayabiliyorsunuz. Ayrıca 5600 Dpi Razer Precision 3.5G lazer sensörü sayesinde milimetrik hareketleriniz oyuna olduğu gibi yansıyacak.

Aralık ayından itibaren satılmaya başlanacak olan Razer Imperator’un fiyatı 80 Dolar.

Kas 30

Digitimes’ın haberine göre büyük bellek üreticileri SSD’lerin 2011 yılında PC pazarında yaygınlaşacağını düşünüyorlar. Bu süre içerisinde yonga üreticileri 20 nm üretim sürecine geçiş yapmış olacaklar böylece SSD’lerin maliyeti makul seviyelere inebilecek
Çinli ve Tayvanlı bellek üreticilerinin yaptıkları toplantıda en kısa zamanda SSD tanımlamalarına bir standart getirilmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardılar. Her ne kadar 2011 uzak bir zaman olmasa da şu an için SSD’lerin fiyatları sundukları başarım karşısında hala yüksek kalıyor. 20 nm üretim sürecine geçilmesi fiyatların iyileşmesine katkıda bulunacaktır ancak bu konuda şüphelerimiz de yok değil.